banner

Alpay Özalan ile Basın mensuplarının arasında yaşanan tartışmaya yönetim el koydu!

Alpay Özalan ile Basın mensuplarının arasında yaşanan tartışmaya yönetim el koydu!

Alpay Özalan’ın uyguladığı yasağa yönetim uymadı.

Idare, Özalan’ın çektirdiği şeridi kaldırdı. Ligde ve kupada aldığı başarısız sonuçlarla taraftarını üzen Samsunspor’da Teknik Direktör Alpay Özalan, basının antrenman sahası içerisine girmesini yasaklamış, basın mensuplarının tekrar tekrar çekim yaptıkları yerlere girmesine izin vermeyerek, tesislerin köşesinde şeritle belirlediği alanda çalışılmasını istemişti. Aynı durum bugün de tekrarlandı. Alpay Özalan antrenman öncesinde tesis çalışanlarına talimat vererek, 5 m2’lik alana yeniden şerit çektirdi.

Edinilen bilgiye takriben, durumdan haberdar olan Kulüp Başkanı Erkurt Tutu tarafından “Şeridi sökün” talimatının kulüp yetkililerine iletildiği öğrenildi. Futbolcuların sahaya girmeye başlamasının ardından şeridin yanına gelen Samsunspor Idari Menajeri Nedim Öztürk, şeritleri sökerek basın mensuplarını antrenman sahasının içerisine aldı. Basın mensuplarını antrenman sahasının içerisinde gören Alpay Özalan, seri bir şekilde antrenman sahasının içine koştu. Teknik Direktör Alpay Özalan, kulüp medya sorumlusu Günhan Aydınlık ile haber göndererek basın açıklaması yapmayacağını söyledi.

Sakatlıkları bulunan Furkan Köse, Ramazan Övüç, Chibuike, Angan, Larbi ve Ayite antrenmana katılmadı. Furkan Köse, Ramazan Övüç, Chibuike ve Ayite takımdan öbür salonda çalıştı. Düz koşu ve 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, sözde sahada yapılan çift kale maçın gerisinde antrenmanı sonlandırdı.

SAMSUNSPOR TARAFTAR BİRLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA GELDİ

Samsunspor taraftar gruplarının liderlerinin karşılıklı olarak yaptığı yazılı basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Samsunsporumuzun son zamanlarda yaşadığı kaotik durumlarla ilgili Şehzadeler, Şirinler ve Söğütlübahçe taraftar grupları olarak bir izah etme yapma gereği hissettik. Nereden başlasak? Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Al birini, vur ötekine. ‘Ayağa kalkacağımız transferler yolda’ diyenlerden mi? ‘Rambo gibi kuvvetli geldi’ denilen ama kayıktan top atsalar denize yetiştirmeye mecallerinin kalmadığı görülen transferlerden mi? Ilk yarı hedefi 41 puan olandan mı? Yahut kampta en fazla beğendiği futbolcuyu iki hafta daha sonra kiralık gönderenden mi? Atarsın, tutarsın lakin gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi fena bir huyu vardır maalesef. Manâsız çuvalın dikey durması zordur. Birilerinin güdümüyle bir yerlere gelenler, kendilerini getirenlerin sözlerini ve direktiflerini kullanmak zorundadırlar. Onlara aleyhinde gelmeleri mümkün değildir. Gel gel, git git. Yukarıdaki beş cümle bize, Alpay Özalan’ın bu şehre nasıl geldiğini çağrıştırıyor, nedense. Eskişehirspor’daki başarısızlığını ve ayrılma sebebini siyasi söylemlerle örtmeye çalışan Alpay Özalan’ın kalibrasyon yetersizliği her geçen maçta daha da yüzümüze vuruyor. Hemen Hemen boyalar dökülüyor. Nasılsa kimsenin ‘Hoca, sen ne yapıyorsun’ deme şansı yok. Geçmiş yıllarda kadro mühendisliğini iyi yapmakla övünen Erkurt Tutu ve idare heyeti bu konuda da çuvallamıştır. Transfer sezonunun son haftasında orta sahada beyin görevini üstlenen Larbi’nin sakatlanmasından sonradan yapılan iki transferin de sağ bek olmaları bu konuda en kayda değer göstergedir. Çoğu kere başarısız olduğumuz dış transfer fiyaskolarına rağmen hala daha ülkemiz futbolunu bilmeyen oyunculara yönelmek nasıl bir aymazlıktır, anlaşılabilir değil. Geçen seneki Tom Muyters, Kevin Brands ve Jeroen Lumu transferlerini kimin yaptığı tartışmaları daha soğumamışken bu senede benzer durumla yeniden baş başa kaldık. Oysaki Tonia Tisdel, Kibong Mbamba, Tiago Bezerra gibi ülkemizin huyunu suyunu haberdar olan futbolcuları kadromuza katmış olabilseydik uyum sorunu denen illetten uzakta olmuş olacaktık. Hemen yeniden geçen seneki plağı tekrar dinlemeye başladık. Teknik Direktör tekrar, ‘Alınan futbolcular benim insiyatifimle alınmadı’ şarkısını ellinci defa dinletiyor bize. Oysaki kendisinin ‘Samaras ve Sifakis, sırf ben burada olduğum için geldi’ sözünü bugün ki gibi hatırlıyoruz. Bir başka saç ayağımız olan futbolcular da ciddiyet ve disiplinden uzaktan tavırlar sergilemekteler. Takımda guruplaşma olduğu ve birilerinin ‘Ali kıran baş kesenliğe’ soyunduğu duyumlarını da almaktayız. Bu durumu saha dıştan görmek ve duymak istemiyoruz. Ankara Demirspor müsabakasında penaltılar için topun başına gelen ilk üç isim laubali tavırlar sergilerlerken, içinde bulunduğumuz durumun hemen hemen aynası oldular. Geçen sezonun birincil yarısındaki son derece kısıtlı olan takımımızdaki futbolcularda bile daha fazla açgözlülük ve mücadele gücü vardı. Sözlerimize son verirken,52 takvim bir geçmişe sahip olan Samsunspor, şehrimizin en kayda değer markasıdır. Herkes lakin cümbür cemaat bunun bilincinde olsun. Taraftar grupları olarak deplasmanda tek pankart asma kararı aldık. Bundan sonra tek ses tek yürek tek pankart olarak takımımızı ardına kadar destekleyeceğiz. İyi günde kötü günde ardına kadar Samsunsporluyuz.”

Samsunspor Alpay Özalan

Haber Kategorisi:
Gündem

Bu Habere Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir